Akıl bilime erdiğinde 2030 yılına kadar 269 milyar dolar cepte

Yeni nesil teknolojilerin tetiklediği yeni ekonomide ve değer zincirlerinde söz sahibi olmanın yolu “bilgi toplumu” olmaktan geçiyor…

Ülkenin büyüme potansiyelinin, üretimin yerine verimliliği ve dayanıklı rekabet gücünü koyan Sanayi 4.0 sürecinin neresinde olduğunu sorgulamamız gerekiyor.

Tekraren Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan’ın “İş Çayı” programımda vurguladığı bir veriyi paylaşacağım: Türkiye’nin bilişim sektöründe 600 bin yeni istihdama ihtiyacı varken, sektörden 40 bin kişi yurtdışına göçtü…

TÜSİAD beyin göçünü ülkenin “kan kaybı” olarak sorunsallaştırıyor ve çözüm için kolları sıvıyor.

Turan geçtiğimiz günlerde, ABD’nin küresel teknoloji üssü Silikon Vadisi’nde çalışmalarını sürdüren Türkiye göçmeni 400’ün üzerinde “gençle” buluştu.

Türkiye’deki şirketlerin dijital dönümüne katkı vermesi amacıyla, ABD’deki teknoloji girişimcileriyle proje başlattılar.

* * *

TÜİK’in yayımladığı 2020-2021, “Uluslararası Göç İstatistikleri” ne göre son iki yılda ülkeden yurt dışına 708 bin, son üç yılda da 1 milyon 38 bin kişi göç etti.

Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2021 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi olurken son iki yılda ülkeden gidenler 708 bini aştı.

Verilerine göre 2019, 2020 ve 2021 yıllarında ülkeden 20-29 arasında 286 bin genç geleceğini yurt dışında aradı.

Yüksek enflasyon yaşayan ülkelerde “beyin göçünü” durdurmanın yolu, topluma öngörülebilir bir gelecek tasarlamaktan geçiyor.

* * *

Dün de TÜSİAD ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD); Deloitte Dijital’in yazılımına katkı veren üyelerinden ve paydaşlardan gelen bilgiler ışığında hazırladığı “Türkiye’nin 2’inci Yüzyılında İleri teknoloji İçin Eylem Çağrısı” raporunu düzenlediği bir basın toplantısı ile kamuoyuna tanıttı.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Bankası kurulmalı” önerisi getiren rapor, dijital dönüşümün tamamlanmasını sağlayacak teşvik ve destek mekanizmalarının yeniden yapılandırılmasının yol haritası sunuyor.

Ortadaki havuç büyük: “The Dijital Sprinters” (Dijital Atlımcılar) çalışmasına göre Türkiye dijital dönümünü tamamen gerçekleştirdiğinde 2030 yılında, yani yalnızca 7 yılda verimlilik artışından ekonomiye 269 milyar dolar katkı sağlama potansiyeline sahip.

Dijital ekonomi dünya geneline yayıldığında toplam 38 trilyon dolarlık büyüklüğe eriyor.

Bu rakamın ne ifade ettiğini belki şöyle bir karşılaştırma ile açıklamak mümkün olabilir. Dünya ticaretinden 20 trilyon dolar pay alan ABD ekonomisi ile 10 trilyon doların üzerinde ticaret hacmine ulaşan Çin’i üst üste koyuyorsunuz; o kadar büyük bir ekonomi…

ABD, Çin ve AB dijital ekonomide ilk üçte yer alırken, Türkiye “China Academy of Information Technology” nin araştırmasına göre Türkiye ürettiği 50 milyar dolarlık değerle, G20 ülkeleri içinde sonuncu!

Dijital dönüşüm çağının hızlı ilerlemesinden umutlanabiliriz. Endüstriyelleşmenin 2’inci evresinde 50 yılda alınan mesafe, yeni teknolojilerle neredeyse ışık hızına erişiyor.

Covid-19 aşı süreci buna örnek değil mi?

Pandemi yayılırken, aşısı da aynı hızla laboratuvarlardan çıktı.

* * *

Gelişmiş ülkeler dijital dönüşümün alt yapısını oluşturan teşvik ve eğitim politikaları uyguluyorlar ve bu alanda yetkin gençleri ülkelerine çekme yarışına giriyorlar.

Birleşik Krallık teknoloji alanında yetişmiş iş gücünü çekebilmek adına “Yetenek Kazanma Programı” tasarlamış. Farklı vize ve destek çeşitlerinin bulunduğu programlardan birisi “Tech Nation Global Yetenek Programı”…

Bir parantez açmam lazım: Yeteneklere kapısını açan İngiltere 2 milyon Pound’a oturum sattığı “altın vize” uygulamasını geçen yıl durdurdu…

Türkiye ise yetenekleri gönderiyor, 400 bin dolarlık gayrimenkul alana vatandaşlık satıyor.

Hollanda uluslararası yetenekler için yüzde 30 vergi teşvik sistemi hayata geçiriyor. Belirli uzmanlık alanlarına ait bu vergi avantajı, çalışanların maaşına yansıması nedeniyle Hollanda’yı cazip kılmayı amaçlıyor.

Raporda dijital okur-yazarlık seviyesinin gelişmesine yönelik yapılması gerekenler sıralanırken Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin “iş gücü” potansiyeline dikkat çekiliyor:

Millî Savunma Bakanlığı 2021 faaliyet raporuna göre, TSK’da 215 bini profesyonel, 175 bini yükümlü olmak üzere 390 bini aşkın askeri personel bulunuyor. Her sene ortalama 200 bin genç zorunlu hizmetini tamamlarken TSK bünyesinde eğitim görüyor. Bu eğitimlerin içerisine dijital okur-yazarlık ve temel seviye teknoloji kullanımıyla ilgili derslerin eklenmesinin, toplumun temel dijital yetkinliklerinin artışında önemli bir etkisi olacağı düşünülmekte ve bir fırsat olarak görülmektedir.

* * *

Raporun sunumunda, dijital atılımın gerçekleştirilebilmesi için “gerek şartları” sıralayan TÜBİSAD Başkanı Levent KızıltanPolitikaların geliştirilmesi, finansal desteklerin sağlanması, bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik ulusal vizyonumuzun güçlendirilmesi, girişimci ekosisteminin geliştirilmesi, altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve nitelikli iş gücü kaynağının geliştirilmesinden geçiyor” diyor.

* * *

Rapor Türkiye’nin ileri teknoloji atılımını gerçekleştirememesini şu 4 nedene bağlıyor:

1-KOBİ’ler dijital dönüşümlerini tamamlamakta geri kalıyor.

2-Yüksek teknolojinin iş ve kullanım modellerinin oluşması yatırım ve altyapı gerektiriyor, beklenen hızda katma değere dönüştürülemiyor.

3-Dijital girişimlerdeki potansiyele ulaşmak ve küresel pazarda rekabet gücünü artırmak için fon ve ekosistem desteği yetersiz kalıyor.

4-Dijital dönüşüm ve teknoloji atılımının ihtiyaç duyduğu yetkinliğe sahip iş gücü ve inovasyon kültürü istenen ölçüde geliştirilemiyor.

Yapılması gerekenleri de şöyle ifade ediyor:

* Türkiye’nin yüksek teknoloji üreten bir ülke olmasını sağlayacak vizyon, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı için tasarlanan kalkınma amaçlı tüm stratejilerin ve hedeflerin merkezinde olmalıdır. Türkiye bütüncül bir teknoloji üretim merkezi haline gelmeli; kamu, özel sektör ve akademiyle birlikte uçtan uca adeta tek bir teknoparkmış gibi çalışılmalı, yenilikçilik, araştırma ve geliştirme kültürü ülkenin DNA’sına işlenmelidir.

* Türkiye’nin bütüncül bir teknoloji üretim merkezi olabilmesi için hedeflerimiz şöyle: Türkiye’de dijital dönüşümü hızlandırmak. Dijital dönüşümden ekonomik katma değer yaratmak. Yüksek teknoloji girişimleri üretmek ve ölçeklendirmek. Küresel değer zincirlerinde oyun kurucu olmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir